Primal Scream - punk rock afrodizyak
45 Devir'e uzun bir aradan sonra tekrardan içerik girmenin kıvancıyla, coşkusuyla, gururuyla, sarhoşluğuyla ve hatta chill out moduyla herkese tekrardan merhaba. İçeriğimizi şöyle bir tekrardan gözden geçirdim de, gördüğüm kadarıyla 4 yılda epey bir yol katetmişiz. Yazan, okuyan ve yorum yapan herkese kendi adıma teşekkür ederim. Umarım 45 Devir projesi istikrarlı bir şekilde yoluna devam etmeyi sürdürür.
İçerikten bahsederken, gözüme çarpan bir başka detay da, sitemizde yaşayan veya yaşamayan, kimisi efsaneleşmiş, kimisi de kısa bir esintiden ibaret olup bizim iz sürmemizin katkısıyla da tekrar gün ışığına çıkmış birçok müzisyenin yer alması. Ama hem yaşayan, hem efsane olmuş, hem de aktif olarak müzik yapmaya devam eden ve saygınlığını hiçbir zaman yitirmemiş müzisyenlerin sayısı az. Bunun için de yaşadığım döneme göz attığımda bir "Primal Scream" fenomeniyle karşılaştım.
Primal Scream İskoçya çıkışlı bir grup olmasına rağmen müzik hayatı boyunca Manchester sound kategorisindeki müzisyen ve gruplarla yakın temasta oldu ve bu akıma benzerlik gösterdi. Zorlu ve sert bir punk ve post punk döneminin akabinde ortaya çıkan birkaç naif indie-pop grubundan biri olarak doğan Primal Scream, 90'larda tarzını uçlara sürüklemeye başladı ve 90'ların ortasına gelindiğinde Vanishing Point albümüyle ve akabinde 2000'li yıllara selam çakan XTRMNTR ile performansının doruklarına ulaştı diyebiliriz. Aslolan şudur ki, Primal Scream çok sık değişen kadrosuna, albümlerindeki anlaşılmaz ve çoğu zaman detone ses örgüsüne, sert garaj-endüstriyel karışımı havası ve sık sık kullanılan rahatsız edici ritimlerine rağmen her zaman saygı duyulan bir grup olmaya devam etti. Belki de bundaki en büyük etki, grubun benimsediği sanatsal imaj ve politik duruşlarla bezenmiş retrospektif felsefesi şeklinde görülebilir. Ayrıca dönemin en başarılı müzisyenlerinin katkısıyla renklenen albümlerinin yanısıra, sountrack anlamında da dönemin en başarılı yapımlarında şarkılarını duyuyor olmamız Primal Scream'i 30 yıl geçmiş olmasına rağmen halen anılan bir isim yapmaya yetiyor. Primal Scream özellikle 90ların ikinci yarısı ve 2000'lerin başındaki elektronik çöplüğü andıran ve atmosferik olma kaygısıyla sürekli aynı sound'u kopyalayıp albümleştiren ucuz elektronik grupların aksine, elektronik müziğe nadir ruh katan gruplardan biri olarak da anılabilir.
Hangi albümünü dinlemeli derseniz, XTRMNTR benim favorimdir. Gerisi size kalmış. Ama şunu unutmayın ki, bu grubun albümlerini gözden geçirmek istediğinizde hiçbir zaman 1-2 şarkıyla yetinmeyin. Çünkü her ne kadar Vanishing Point gibi tarz olarak tutarlı albümler de yapmış olsalar, Primal Scream albümlerindeki hiçbir şarkı birbirine benzemiyor diyebiliriz. Son olarak Bernard Summers katkılı bir Manchester Sound'vari şarkıyı paylaşmak isterim...




Peki sizin düşünceniz nedir?